6 Eylül 2016 Salı

Avustralya'ya İlk Geldiğinizde Sizi de Şaşırtacak 25 Gerçek!

Türkiye'de yaz mevsiminin yavaş yavaş bitmesi, work and holiday vize sonuçlarının belli olması, mezun vizelerinin alınması ve dil öğrenmek için Avustralya'nın en güzel zamanlarında burada olmayı planlayanlar için sanırım Avustralya'ya göç mevsimi geldi çattı bile:)

Avustralya'ya gelmeden önceki haftalarımız, günlerimiz dün gibi aklımda:) Tam bir bilinmezliğe doğru yapacağımız yolculuk, oradan buradan okuduğum kadarıyla bildiğim bir Avustralya ve yeniden kuracağımız hayatımız.. Hala düşününce buna nasıl cesaret etmişiz desem de, yalnız olmadığımızı çok iyi biliyorum:) Bu çılgınlığı yapma hazırlığı içinde olan herkes için, özellikle ilk geldiğimiz günlerde çevreyi meraklı gözlerle incelerken beni şaşırtan veya kafamdaki Avustralya ile hiç de bağdaşmayan 25 Avustralya gerçeğini sizler için derledim, topladım:) Buraya geldiğinizde sizi en çok şaşırtan ve benim atladığım şeyler olursa, yorum kısmında paylaşmanız beni çok sevindirir, böylece kocaman bir Avustralya Gerçekleri listemiz olur elimizde:)




Hazırsanız başlıyorum:)

1. Böcek, örümcek ve yılan sorunsalı! Uçaktan iner inmez (evet abartmıyorum), çevreme bakıp öldürücü örümcekler, zehirli yılanlar aramadı gözlerim dersem yalan söylemiş olurum:) Böcek fobim gereği, ilk aylarımızı diken üstünde geçirmiş olsam da, bahsedildiği şekilde yılanlarla, örümceklerle koyun koyuna bir yaşam yok Avustralya'da.. Yaz mevsiminde normalin biraz daha fazlası hamam böceği sokaklarda (alt katlarda yaşıyorsanız belki de evinizde) salınıyor, hepsi bu!

2. Tabi ki Asyalılar! Sokağa çıktığınızda (hele ki Sydney'e geldiyseniz), ben neredeyim bu insanlar kimler diye kafanızın karışacağına eminim. Açıkça söylemem gerekiyor ki, burası için rahatlıkla küçük Çin de diyebiliriz. Avustralyalı bulmak için derin bir nefes alın ve kendinizi hızla turistik alanların dışına atın:)

3. Saat farkı gerçeği! Yazması kolay, yaşaması en zor gerçek bu sanırım. Türkiye ile bağlantınız kopsun istemiyorsanız sürekli bir beyin jimnastiği içerisinde olmanız şart (Dokuz mu ekleyecektik, sekiz mi yoksa yedi mi, saatler ileri alındı mı gibi pek çok kriter var kafanızda olması gereken:)) Siz uyandığınızda mışıl mışıl uykuya dalmış olan yakınlarınızın uyanması için bekleyip, onlar günü henüz yarılamışken uykuya dalmaya hazır olun:)

4. O çok meşhur Avustralyalı aksanı!İlk geldiğimiz günlerde tek tanıdığım Avustralyalılar dil okulu öğretmenlerim olduğundan, bu aksan işinin biraz abartıldığını düşünmüştüm, ta ki bir yerlerde çalışmaya başlayana kadar! Hiç abartmadan söylüyorum, bazıları sadece kelimenin ilk iki harfini söyleyip, gerisini yutup kenara çekiliyor ve sizi şaşkınlığınızla başbaşa bırakıyorlar.

5. Tüm selamlaşma şekillerini unutun! Burada kimse size, "Hi" veya "Hello" şeklinde selam vermeyecektir. Bir mağazaya on saniye bakınmak için bile girseniz, çalışan sizi en kötü ihtimalle "Hi, how are you today?" şeklinde karşılayacaktır. Unutmayın, bu sadece bir selamlaşma şekli, halinizi hatrınızı veya gününüzün nasıl geçtiğini anlatmanıza hiç gerek yok, siz de ona aynı şekilde selam verin yeter:)

6. Daha önce de çokça değinmiş olduğum gibi, tabi ki çıplak ayaklı veya en iyi ihtimalle parmak arası terlikli insanlar! Geçtiğimiz Ekim ayında buraya ilk geldiğimizde, biraz da şanssızlık etkisiyle sanırım en soğuk ilkbahar günleri yaşanıyordu. Ben iki kat çorapla spor ayakkabılarım içerisinde yaşam mücadelesi verirken, Avustralyalıların ayaklarından eksik etmedikleri parmak arası terlik beni şok etmişti. (Nereden bilebilirdim ki, kışın bile ayaklarından eksik etmediklerini) Bunlar iyi günlerimizmiş, yaz geldiğinde asfaltta bile yalınayak yürüyen insanlar gördüğümde, biz Türkler mi ayaklarımızı fazla koruyoruz yoksa bu insanlarda mı bir gariplik var diye düşünmeden edemedim :)

7. Halıfleks kaplı evler! Ev aradığımız süreçte, şok olduğum bir konu da bu halıfleks olayı olmuştu. Yere basmayı bu kadar çok seven bir milletin, neden tüm apartmanı (apartman içi koridorlar da dahil) halıfleksle kapladığını hala anlamakta zorluk çekiyorum.

8. Ev demişken tabi ki ev sahibine kendinizi beğendirmeniz gereken kiralama süreci! Evlerimiz halıfleks kaplı, bazıları da çok eski, ilk gelen kiracıya verelim diyeceklerini sanıyorsanız şaşırmaya hazır olun! Önce ev arama siteleri üzerinden size duyurulan görüş saatinde evi yaklaşık 10 diğer aday ile gezmeniz (geçerken bir de gezeyim diye düşünmeye son:)), sonra benim maddi gücüm var, bir önceki evimi de çok iyi kullandım gibi konuları belgelemeniz ve son olarak da ev sahibi adayınızın sizi beğenmesi için dua ederek beklemeniz gerekmekte:)

Victorian Tarzı Meşhur Avustralya Evleri
9. Akşam dörtten sonra kahve içecek yer sıkıntısı! Avustralya'ya geldiniz, işlerinizi halletmek için tüm gün koşturdunuz ve akşam üzeri 4-5 gibi bir kahve molası vermek istiyorsunuz öyle mi? Büyük hata! Eğer ki çevrenizde Starbucks gibi bir zincir yoksa, tüm cafelerin kapı duvar olduğuna şahit olacaksınız.

10. İki katlı trenler! Bu kısım daha çok Sydney için geçerli çünkü iki katlı treni olan farklı bir şehrine daha rastlamadım. Ağız alışkanlığı şehir içi ulaşımın yapıldığı bu araçlara "metro" demek isteyeceksiniz fakat sonradan alışacaksınız ki bunlar "tren", hem de iki katlısından:)



11. Koala ve kanguru sorunsalı:) Şaşıracağınız üzere, bu hayvancıklar maalesef hayal ettiğimiz gibi sokaklarda dolaşmıyorlar:) Görebildiğiniz, sevebildiğiniz çok fazla park ve hayvanat bahçesi var fakat, işe giderken kafalarını okşayıp geçebileceğiniz sokak hayvanları gibi değiller:(



12. Tabi ki barbeküler! Ben Türkleri mangal sever sanıyordum fakat Avustralyalılar bizden çok hevesli çıktı:) Her parkta, plajlarda, hatta bizim apartmanda olduğu gibi evin çatısında elektrikli birer barbekü görmeye, yazın barbekü partilerine davet edilmeye mutlaka hazırlıklı olun:)

13. Teknik altyapı konusunda birazcık(!) geride olmaları! Bambaşka bir dünya, hayaller ülkesi, her konuda çok çok ileridedir diye sakın heveslenmeyin yoksa üzülürsünüz. İnternet hızından tutun, online bankacılığa kadar, Türkiye'de zaten böyle olmalı diye alıştığımız bazı şeyler, Avustralya için hala lüks kategorisinde:) (Bir de asla Whatsapp kullanmıyorlar, bu da benim için bir şaşkınlık konusu, anlık iletişimleri hala SMS üzerinden yapılıyor.)

14. Lüks demişken, lüks sevmeyen salaş insanlar! Tabi ki çok lüks semtler, mekanlar da yok değil ama şehri gezerken evlere, insanlara, arabalara, hatta cep telefonlarına baktığınızda, insanların ne kadar sade bir yaşam sürdüğünü görecek ve buna şaşıracaksınız.

15. Bir çok milletin sizin gibi burada yaşamaya çalışması gerçeği! Şöyle ki, diyelim trene bindiniz ve bir yere gidiyorsunuz, normal olarak çevrenizden duymayı beklediğiniz dil İngilizce olacaktır, fakat bu muhtemelen olmayacak:) İkişerli insan gruplarından bolca İtalyanca, İspanyolca, Almanca, Çince, Japonca gibi sesler yankılanacak beyinlerinizde:)

16. Plaj kültürü! Eğer ki gelişiniz yaza denk geldi ve Türkiye'nin denizine girilmeyen bir şehrindenseniz, iş/okul çıkışı ne yapalım sorusunun tek cevabı denize girmek olacak:) Sosyal ortamlardan geri kalmamak için siz de deniz kıyafetlerinizi her an yanınızda bulundurmalısınız. (Parmak arası terlik zaten ayağınızda olması gerektiğinden, değinmiyorum:)

Bondi Beach
17. Ülkenin büyüklüğü! Ülkenin büyüklüğü beni neden şaşırtsın ki dediğinizi duyar gibiyim, ama inanın bu büyüklük şaşırtıcı boyutlarda:) Mesela Avustralya içerisinde iki şehir olan Sydney'den, Perth'e gitmek isterseniz, yaklaşık 5 saatlik bir uçuşa, 2 saatlik bir zaman farkına ve çılgın bilet fiyatları ödemeye hazır olun:)

18. Sıra sıra dizilmiş manikür pedikür ve masaj salonları! Sokakta yürürken en az dört dükkanda bir manikür pedikürcüye, bir dükkanın içerisinde sıra sıra en az 10 koltukta uzanmış ve dışarıyı izleyen müşteriler görmeye hazırlıklı olun ki, her biriyle tek tek göz göze gelmeyesiniz.

19. Her an size gülümseyen insanlar! Evet aksanları zor, ayakları çıplak ama kalpleri sevgi dolu:) Yan yana geçtiğiniz, karşıdan gördüğünüz her insanla selamlaşmaya hazır olun:)

20. Dört mevsimin de layığıyla yaşanması:)! Benim okuduklarım, duyduklarım, hep Sydney'in sıcacık olduğu, insanların hiç üşümediği (belki onlar üşümüyordur ama bu sıcak olduğu anlamına gelmiyor:)), kış mevsiminin gelmediği yönündeydi. Külliyen yalan:) Siz siz olun benim gibi şaşırmak istemiyorsanız, kışlık kıyafet getirmeye yazlıklar kadar önem verin ki, evlerde ısınma sistemi diye bir şeyin henüz icat edilmediği (klimayı saymıyorum:)), bu güzel ülkede yılın yarısını hasta geçirmeyin:)

21. Aradığınız her yiyecek, içeceği bulmaya hazır olun! Açıkçası ben, ülkenin dünyanın öbür ucunda olması sebebiyle, açlıktan öleceğimizi, Türk yemekleri için ağlayacağımızı  hayal ederken, sucuğu nereden alsak daha iyi, simit nerede taze, acılı mı acısız mı şalgam alsak diye konuşmaya başladık:) 35 yıldır burada yaşayan bir Türk tanıdığımız da, 35 yıldır sadece kaymak bulamadığı beyanını verince buna iyice emin olduk ki, neler bulabildiğinizi görünce siz de çok şaşıracaksınız:)

Rahatlıkla Bulabileceğiniz Pide-Ayran İkilisi:)
22. Yiyecek demişken gözlemenin en popüler fast food'lardan biri olması! Ülkemizi başarıyla temsil eden şey gözleme bile olsa, insan ister istemez gurur duyuyor:) Tüm alışveriş merkezlerinde ve sokak festivallerinde olmazsa olmaz yiyeceklerden biri mutlaka gözleme ve sizin de çok şaşıracağınız üzere, ne döner, ne de kebap, Avustralya'da Türk yemeği denince akla ilk gözleme geliyor:)

Nutellalı Gözleme, hem de benim elimden:)

23. Mesleğin bir statü aracı olmaması! Öğlen sıcağında üstünde işçi tulumuyla boya yapan bir kişiyi, akşam üstü 5 gibi, bir banka müdürünün de gittiği bir yerde bira içerken görebilirsiniz, hem de aynı boyalı kıyafetiyle. Benim burada belki en şaşırdığım ve en çok da sevdiğim gerçek bu oldu. Herkes için iş sadece bir araç, onun dışında kimse birbirinin mesleğini sorgulamıyor ve insanlar birbirlerine asla buna göre davranmıyor.

24. Gençlerin 16 yaşından sonra çalışmaya başlaması! Türkiye'de daha da küçük yaşlarda çalışmak zorunda olan çocuklar olduğunu biliyorum fakat benim şaşırdığım kısım, gençlerin burada bu yaştan sonra çalışmayı ve kendi ayakları üzerinde durmaya hevesli olmayı bir yaşam biçimi haline getirmeleri. Gözlemecide çalıştığım sırada, Avrupa seyahati hayali olan bir genç çalışarak bunun için para biriktiriyordu, Easter Showda ise araba almak için çalışan bir üniversiteliyle birlikte çalışmıştım:)

25. İlk görüşte aşık olunmaması! Genellikle gezdiğim ülkelerin bir çoğuna ilk görüşte aşık olmuş biri olarak, burayı 3 ay sonra sevmeye başlamam benim için şaşırtıcı bir gerçek oldu. Siz de gelir gelmez hayran kalmayı beklemeyin ve Avustralya'ya biraz zaman verin, o nasılsa size kendini çok çok sevdirecektir:)




36 yorum:

  1. Çok güzel olmuş. Yapılan hazırlıkların en sancılı dönemindeyiz ve bu yazı iyi geldi diyebilirim. En sevdiğim şey deniz şortu ve terlikle dolaşmaktır sokaklarda ( Ankara'da insanlar şok geçiriyor beni görünce öyle )

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler☺️Burada hiç zorluk çekmeyeceksiniz o halde☺️

      Sil
  2. Merhaba yaziyi zevkle okudum, guzel bir paylasim olmus. Biz de bu ay icerisinde Singapur'dan Guney Avustralya'nin Adelaide sehrine tasiniyoruz. Avustralya hakkinda bakalim bizim izlenimlerimiz nasil olacak? Blog adresim geziseli.com izlenimlerimizi karsilikli paslasiriz belki ilerleyen zamanlarda ne dersin? Selamlar..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkürler, şimdiden hoş geliyorsunuz☺️ Adelaide bence Avustralya'nın en güzel şehirlerinden, çok seveceğinize eminim☺️ Sevgiler ve bol şanslar yeni hayatınızda💕

      Sil
  3. Yine çok güzel bir yazı olmuş. Tespitleriniz çok ilgi çekici.
    Bizde tüm psikolojik hazırlıklar tamam :) Oğlum ve ben Australia vatandaşıyız. Yanlızca eşim için bir bekleme süreci var önümüzde :/
    En önemli sorumuz, eşimle birlikte 6 ay boyunca iş bulamazsak asgari ne kadar bir bütçe ile yola çıkmalı acaba? Biliyorum herkesin yaşam standardı farklı ama en küçük rakamsal değerleme bile fikir vermesi açısından çok önemli olurdu.
    İzmir'den sevgiler,
    Kikirdek Aile

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim güzel yorumunuz için, ayrıca nick name'inize de bayıldım☺️ 6 ay içerisinde en azından geçiminizi sağlayacak bir iş bulacağınıza eminim, ama olur da bulamazsanız Türkiye'de 6 ay size yetecek parayı hesaplayıp, AUD olarak (1000 TL ise 1000 AUD şeklinde) yanınızda bulundurmanız yeterli olacaktır benim basit hesabımla☺️ İzmir'e sevgiler, eşiniz ve oğlunuza çook selamlar Sydney'den💕

      Sil
  4. Az önce belirtmeyi unutmuşum; Kikirdek Aile 5, 35 ve 37 yaşında üç kişiden oluşuyor :)

    YanıtlaSil
  5. Yine çok güzel bir yazı olmuş :) Dizilerde filmlerde duyduğumuz, özellikle kadınlar konuştuğunda kulağa çok tatlı gelen Avustralya aksanına sandığımdan daha zor alışıyoruz sanırım ama olsun :D

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim☺️ Evet çok değişik bir aksan gerçekten, kelimelerin yarısı söylemeden yutuluyor, öyle yapmasalar keşke, bize de yazık☺️🙈

      Sil
  6. Selamlar.Biz de 10 aydır Sydney'deyiz. Söylediklarinize tamamen katılıyorum. Ayrıca gelmek isteyenler için güzel bir yazı olmuş. Ellerinize sağlık. Sevgiler.
    Şukran

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok teşekkür ederim, aynı şaşkınlıkları yaşamak ne güzel:) Sevgiler..

      Sil
  7. Biz de PR vize onayını bekleyen İzmirli, 4,5 ve 2 yaşlarında 2 minnoş çocuklu bir aileyiz. Uzun zamandır sizin blogunuzu ve Avustralya hakkında yazı yazan diğer blogları takip ettiğimden, sayenizde bu listedekileri o kadar kanıksadım ki gözümle görüp yaşayınca şaşıracak mıyım çok merak ediyorum :)) Sevgiler..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ahh, hiç bir sürprizi kalmamış sizin için:)) Yine de şaşıracak birşeyler bulacağınıza eminim çünkü çok kısa bir özetiydi bu aslında:) Yeni hayatınızda size de mutluluklar diliyorum, umarım en kısa zamanda vize işleriniz hallolur.. Sevgiler ve minnoşlarınızı çook öpüyorum:)

      Sil
  8. Memlekete hoş geldiniz :) Lütfen yanlış anlamayın ama hep böyle gezip, eğlenip, dolanacak mısınız? Hatırladığım kadarıyla ikiniz de mühendissiniz. Mesleğinizle ilgili iş bulup Au'da hayat kurmayı düşünmüyor musunuz? Bu soru yanlış anlaşılmaz umarım, cidden merak ediyorum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. ☺️ Dusunmez olur muyuz, biz dusunuyoruz da, onlar pek dusunuyor gibi degiller☺️ Saka bir yana belki biliyorsunuzdur work and holiday vizemiz var ve maalesef kurumsal firmalar daha cok kalici oturma izni olanlari tercih ediyorlar. Disardan hayatimiz oyle gozukse de su an o vizeyi almak icin canla basla ugrasiyoruz diyebilirim☺️

      Sil
  9. Merhaba,
    Bizde bilgisayar mühendisi bir aileyiz. Avusturalya ya gelmek önce 6 aylık dil eğitimi sonrasında çalışmak istiyoruz. Dil okulu sonrasında master ve sertifika programları düşünüyoruz. Çalışma izni bahsettiğim eğitimler sırasında var diye biliyorum. Firmaların bu konuda part-time çalışana bakış açıları Nasıl bu konuda araştırmanız oldu mu?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, bildiğim kadarıyla öğrenci vizesi aldığınız takdirde haftalık 20 saatlik çalışma hakkı kazanıyorsunuz. Belki stajyer olarak firmalara başvurabilirsiniz diye düşünüyorum. Firmalar genellikle kalıcı oturum izni olan çalışanları tercih ediyorlar, şu ana kadarki tecrübemiz bu yönde. Ama tabi ki imkansız değil, biz denk gelmedik fakat belki şansınıza o tip bir iş denk gelir size☺️

      Sil
  10. Merhaba, yazınız çok güzel, Sydney'e gelmek isteyenler mutlaka okumalı :) nihayet vize başvurum olumlu sonuçlandı ve haftaya Sydney'de olacağım. İstanbul'da üniversitemi bitirdim ve oraya öğrenci olarak geleceğim. Bir tavsiye verecek olsanız, orada ne tarz işlerde çalışmanın hem getirisi yüksek olur hemde dil açısından faydalı olur?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, yorumunuz için çok teşekkür ederim:) Çok sevindim sizin adınıza, hoş geliyorsunuz:) Buraya gelen Türkler genellikle kendilerini de rahat hissedeceklerinden, hemen bir Türk işletmesinde iş buluyorlar, size verebileceğim en iyi tavsiye, sizi zorlayacak da olsa, yabancı ağırlıklı bir yerde çalışmanız olur. Cafeler olabilir veya bisiklet kullanmayı seviyorsanız Deliveroo veya Foodora gibi şirketlere yemek taşıma işi için başvurabilirsiniz ilk etapta.

      Sil
  11. merhaba yazınız çok yardımcı oldu benim de vizem yeni onaylandı haftaya orada olacağım.Size birkaç sorum olacak kalacak yer nasıl bulabilirim?iş nasıl bulabirim gezerek mi yoksa internetten falan mı?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, yardımcı olduysa ne mutlu bana:) Bu konuyla ilgili uzun uzun yazıp, bakabileceğiniz linkler verdiğim bir yazım var, göz atabilirseniz işine yarayacağını tahmin ediyorum:)
      http://uzaktakiminikkiz.blogspot.com.au/2016/04/kendi-goc-hikayesini-yazmak-isteyenlere.html

      Sevgiler..

      Sil
  12. Merhabalar, uzun süredir yazılarınızı okuyor, orayla ilgili güzel tecrübelerinizden ders çıkarmaya çalışıyorum. Biz (3 arkadaş) 5 gün sonra Melbourne'de olacağız. Oraya skilled graduated visa ile gidiyoruz. Deneyimlerinizi bizim gibi Avustralya'ya gidecek olan veya gitmek isteyen insanlarla paylaştığınız için teşekkürler=) Eğer birgün yolumuz Sydney'e düşerse belki görüşürüz...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok sevinirim ufak da olsa yardımım dokunduysa:) Umarım her şey gönlünüzce olur, şimdiden iyi yolculuklar ve geldiğinizde her anınızın tadını çıkarın:) Sevgiler..

      Sil
  13. Merhaba. Yazınız bizim için çok yararlı oldu. Zira bir aksilik olmazsa Aralık başında Sydney'de olacağız. Eşimle birlikte bir ay sürecek Avustralya ve Yeni Zelanda gezisi planladık. Sydney'de üç tam günümüz var. Önerilerinizi bekliyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Çok güzel bir gezi planı ve tam zamanında:) Şimdiden iyi tatiller dilerim size.. Tam da böyle bir yazı vardı aklımda, 3 günde Sydney turu diye, sizin tatiliniz başlamadan yayınlamış olurum, umarım işinize yarar:)

      Sil
  14. Merhaba, yazınızı severek bir solukta okudum. Çok teşekkür ederim bilgilendirmeniz için. Ben 38 yaşında bir Makine Mühendisiyim. 2.5 yıl New Jersey ve New York'ta yaşadım. Türkiye'de profesyonel iş hayatım vardı yakın zamanda istifa ettim. Hep yabancı sermayeli şirketlerde çalıştım Türkiye'de. Şimdi son çalıştığım yerin Australya'daki şirketinin yöneticisi ile görüşüyorum. Eğer sponsor olurlarsa 38 yaşından sonra bir risk alıp tek başıma oraya gelmek istiyorum. Beni Amerika'ya gönderen sebepler tekrar oluştu. Uzaklaşma isteğim arttı. Amerika'dan çok daha yaşanabilir ve ırkçılığın daha az hoşgörünün daha fazla olduğu bir ülke. Ayrıca göçmenlik vizeleri Amerika ile kıyaslanamaz derecede daha kolay gibi gözüküyor. Ama bu yaşta oraya ancak sponsor bularak mesleki tecrübelerimi satarak gelmem daha doğru olur diye düşünüyorum. Aksi takdirde Amerika'daki gibi tekrar sürünmeye Limousine şöförlüğü filan yapıp dönercide çalışmaya bu profesyonel iş hayatından sonra katlanamam. Umarım sponsor bulurum gelirim. Belki görüşme şansımız olur. Sydney civarında Auburn'a yerleşirim ilk aşamada diye düşünüyorum. Siz nereyi önerirsiniz? Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar, güzel yorumunuz için ben teşekkür ederim. İlk konu olan sponsorluk vizesi ile gelmekle ilgili şahsi fikrim biraz riskli olduğu. Kişiden kişiye çok değişebilir bir fikir olmakla birlikte, ben bir firmada en az 2 sene kalmayı taahhüt etmenin zor bir karar olduğunu düşünüyorum. Eğer ki sevmezsem veya kendime göre bulmazsam işi, hem firmadan hem de ülkeden ayrılmak durumunda kalma düşüncesi biraz bağlayıcı. Bunun yerine sizin yerinizde olsam göçmenlik vizelerinden birini alıp gelmeyi tercih ederdim. Bu tip vizelerle burada yaşarken de kendi işinizi bulmanız çok olası.

      İkinci konu ile ilgili olarak tabi ki sizin tercihiniz ama ben Avustralya'ya daha çabuk uyum sağlamak için Aurburn'ın yaşamak adına çok doğru bir yer olmadığını düşünüyorum. Daha önce yurtdışında yaşamış ve ingilizce bilen biri olarak ben farklı semtlere yönelmenizi tavsiye ederim, eğer ki gerçekten Avustralya'da yaşıyor hissini yaşamak istiyorsanız:)

      Umarım her şey yolunda gider sizin için, sevgiler, bol şanslar..

      Sil
    2. uzaktaki minik kiz """ben farklı semtlere yönelmenizi tavsiye ederim, eğer ki gerçekten Avustralya'da yaşıyor hissini yaşamak istiyorsanız:)"""" hangi şehirleri tavsiye edersiniz?
      Ben eşim ve 1,5 yasında oğlum için Brisbane ı düşünüyorum siz bu şehir hakkında neler söyleyebilirsiniz?

      Sil
    3. Merhabalar, bir önceki yorumda bahsettiklerim aslında yine Sydney içerisinde Türk Mahallesi dışındaki farklı semtlerdi:)

      Henüz Brisbane'a gitme fırsatım olmadı ama Sydney'e kıyasla daha uygun fiyatlı ve daha tatil beldesine benzeyen bir şehir olduğunu duydum. (Türkiye'nin İzmir'i denebilir belki:)) Yine de şehir seçiminizi yaparken mesleğinize uygun iş imkanlarını da iyice gözden geçirmenizi tavsiye edebilirim.

      Sil
  15. Merhaba;yazını büyük bir zevk ile okudum.Önümüzdeki ay eşim dil okulu ile avusturalya ya gidecek 1-2 sonra da kızımla ben gideceğiz yanına.Eşim çok istekli ben de bir o kadar ön yargılıyım;ama yazınızı okuyunca biraz içim rahatladı ve kendimce avusturalya ya biraz şans vermeye başladım:) paylaşımlarınız için teşekkürler.Devamını bekliyoruz:)

    YanıtlaSil
  16. Ufak da olsa yardımım dokunduysa ne mutlu bana☺️ Hem kendinize hem Avustralya'ya biraz zaman tanıyın, sonrasında çok seveceğinize eminim. Size de şimdiden bol şanslar ve mutluluklar dilerim☺️

    YanıtlaSil
  17. Bizim şansımız sanırım burada başlıyor. Sanırım sen gelmeden önce senin gibi bir yazar yoktu. Ancak biz o kadar şanslıyız ki nerede ise 6 ay var. Sayende orayı bu blogta yaşarcasına öğreniyoruz. Gelmeden bir çok şeyi öğrendim neler bekliyor vs. Bazı şeyler de güzel sır olarak kalsın çözülmeyi bekleyen...
    Bu kararı aldığımda çevremdekilerin ilk tepkisi aklınımı kaçırdın yılanlarla mı yaşacaksın olduğu idi...:( Garipler cidden... Koalayı sevmek en büyük hayalim. Bakalım alice springste bir barınak sahibi(sanırım doğru tabir mi bilemedim.) fotoğraflarına yorum yapınca geldiğimde geçerli bir davetinin olduğunu söyledi...Mesleğin bir statü aracı olarak görülmemesi beni de en çok çeken şey oldu. Ve böyle görüşteki insanlarla dolu bir yer sanırım iyi bir yerdir... 2016 yazılarını hatmederken yine yeni şeyler öğrendik :) :) :) Eğitim hayatının ilerleyen zamanlarında onunla da alakalı bir yazı fikri fena olmaz sanırım :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ah ne kadar şanslısınız, ben de Alice Springs'i çok çok merak ediyorum. Bu bilgilerin işinize yaramasına çok sevindim, umarım geldiğinizde sizi şaşırtan ve mutlu eden şeyleri de paylaşırsınız bizimle:) Çok sevgiler..

      Sil
    2. Umarım... O güzel günlerin geleceğine inanıyorum. Ne kadar imkansız olabilir ki hele ki 476 vizesi... Hep güzel enerjilerle bekliyorum o günü... Alice Spring ile ilgili yapmak istediklerim var ilk ritüel...Oraya gelip ayaklarımın üstünde kaldığım gün oraya gidip BEN GELDİM diye bağırmak istiyorum deliler gibi :) :) :)

      Sil